• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 20 °C
  • Antalya : 22 °C
  • Erzurum : 11 °C
  • Bursa : 19 °C

Memurların yeni disiplin suçları ve cezaları neler?

657'li sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre memurların disiplin şuçları ve cezaları nelerdir? Bu konuda 657'li DMK ne diyor? İşte tüm yönleriyle memur disipin cezaları..
Memurların yeni disiplin suçları ve cezaları neler?

Memurların sıkça merak ettiği soruların başındadisiplin cezaları ve suçları geliyor. Peki memurlar hangi suçları işlersedisiplin cezası alır ve bu cezaların yaptrımları ne olur?

MEMUR DİSİPLİN VE CEZALARI

A- DİSİPLİN,  DİSİPLİN SUÇU VE DİSİPLİN CEZASI KAVRAMLARI

1- DİSİPLİN KAVRAMI

Latince “disciplina” ve Fransızca “discipline” kökenli olan disiplin sözcüğü; Türkçe’mizde sıkı düzen,  yöntem,  yol, yordam, eğitme, yola getirme ve güdüleme anlamına gelmektedir. Sözlük anlamı ile disiplin;  “yasa, kural ve toplum düzenine uygun davranma niteliği” demektir.

DÜŞÜK KPSS İLE MEUR ARAYAN KURUMLARIN LİSTESİ

Disiplin tanımları üzerinde duran bazı yazarlar, disiplinin üç ayrı mana içerdiğini açıklamaya çalışırlar. Buna göre disiplinin ilk anlamı, kişinin kendi kendini düzenlemesi ve kontrol etmesidir. İ kinci anlamda düzenli bir davranış için gerekli koşulları yaratmaktır. Sonuncu anlamda disiplin ise hukuksal ve eğitimsel bir içrek taşır. Buna göre disiplin istenilmeyen bir eylemin sonucu olarak yüklenilen bir ceza türüdür.

2- DİSİPLİN SUÇU KAVRAMI

İnsanlar varoluşlarından bu yana sürekli olarak toplu halde yaşamışlardır. Bu tür yaşam insan olmanın getirdiği bir zorunluluktur. Bu zorunluluğun sonucu olarak, belirli bir disiplinin varlığı ve gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Tam bu noktada ceza hukuku, sosyal düzeni bozmaya yönelik eylemleri suç olarak nitelendirip, cezalandırmakla mevcudiyetini ortaya çıkarmaktadır.
Genel anlamda suç olmayan bir takım tavır ve davranışlar da vardır ki;  cezahukukundaki gibi bir müeyyide ile karşılaşırlar. Ancak bu müeyyide kişi hukuku bakımından umumi manada ceza sonuçlarını doğurmaz. Bu tür cezaları gerektiren hukuka aykırı fiiller de disiplin suçlarından ibarettir.
En sade hali ile kavram şu şekilde tanımlanmıştır, “Disiplin suçu bir kamu hizmeti düzenini bozan eylemler demetidir."

Disiplin suçlarının niteliğini belirleyen çeşitli görüşler mevcuttur. Bir görüşe göre;  disiplin suçları devlete ait menfaati koruyan eylemleri içerir. Suçtaki yarar kamu hizmetlerinin devamlılığını ve umumi kamu düzenini bozacak eylemlerden idareyi korumaktır. Başka bir görüş ise disiplin cezalarının nitelik açısından suçtan farklı olmadığını,  disiplin suçlarının da cezayı gerektiren eylemler olduğunu, farklılığın ise usuli olduğunu savunurlar.  Bir diğer görüşe göre genel sosyal düzeni tesis yolu ile korumak maksadıyla müeyyidelendiren fiiller suçtur. Kısmi bir düzeni korumak maksadıyla müeyyide altına alınan fiiller disiplin cezasını gerektiren hareketlerdir.

3- DİSİPLİN CEZASI KAVRAMI

Müessesenin daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle “müeyyide” ve “ceza” kavramları üzerinde durmak gerekeceği kanaatindeyiz.

a- Müeyyide Kavramı

Topluluk halinde yaşayan insanların, yine kendileri tarafından kabul edilen uyulması zorunlu düzen kurallarına aykırı davranılması halinde, bu ihlale gösterdiği tepkiye “müeyyide” denilmektedir. Müeyyide hakkındaki her düşünce, normun ihlal edilebilirliği düşüncesine dayanmakta ve müeyyide normun ihlali anıyla rabıtalı görülmektedir. Bu sebepten ötürü müeyyide genel olarak “ihlale bir tepki”,  “ihlale bir cevap” olarak tanımlanmaktadır.  

b- Ceza Kavramı

Sadece kanunla konulabilen, amacı; suç işlediği yargısal bir karar ile sabit olan kimseyi yine yargısal bir kararlarla suçunun karşılığı olarak bazı yoksunluklara tabi kılarak ıslah etmek ve başkalarının suç işlememesini temin etmek olan korkutucu müeyyidelere cezadenir.


Cezanın “kamusal bir müeyyide” olması onu özel hukuk alanında yer alan cezalardan ayırmaya elverişli iken; kamu hukuku alanında yer alan diğer cezalardan ayırmak için yeterli değildir. Cezanın özünden, mahiyetinden ötürü,  disiplin cezalarından ayrılıp ayrılmadığı konusundaki düşünceler, konumuzun çerçevesini aşacağından, burada bu tartışmalara girmeksizin ilerde, cezalarla disiplin cezaları aralarındaki farklar üzerinde durulacaktır.

c- Disiplin Cezası Kavramı

Disiplinin amacını, varolduğu toplulukta veya kurumda, hizmetlerin iyi bir şekilde görülmesi olarak algılarsak; bu amaca ulaşmak için müeyyideye ihtiyaç duyulduğu şüphe götürmez bir gerçek olduğunu anlarız.
Ord. Prof. S. S. ONAR’IN yapmış olduğu tanım bütün makale ve diğer eserlerde hemen hemen kullanıla gelmektedir. Buna göre “Disiplin cezaları memurun mesleki hayat ve vazifesinde görülen yolsuzluklara karşı kendisine tatbik edilen zecri müeyyidelerdir. ”

Doktrinde ve DMK’ da “disiplin cezaları” kavramının nasıl tanımlandığını ana hatlarıyla tespit ettikten sonra; yargı organlarının bu kavramı nasıl açıkladığını inceleyelim. Yerel mahkeme kararında kavramı şu şekilde açıklamıştır :“İdare hukukunda,  disiplincezası kamu görevlilerinin kurum düzenini bozan tutum ve davranışlarına karşı uygulanan yaptırımlardır.
Literatür, mevzuat ve yargı kararları dikkate alınırsa disiplin cezalarının ana hatlarının şunlar olduğu söylenebilir.

* Ortada belirli bir kamu düzeni olmalı.
* Bu kamu hizmetinin düzenli ve iyi bir şekilde görülmesinin teminiyle beraber kamu yararının sağlanması ve bir kurumun statüsünün korunması amacı mevcut olmalı.
* Yasa, tüzük ve yönetmelikle düzenlenen eylemlerin cezalandırılması ve eylemin ağırlık derecesine göre ceza uygulanması gerekir.

B- DİSİPLİN SUÇ VE CEZALARININ ÖNEMİ, AMACI VE FONKSİYONLARI
Disiplin suç ve cezalarının varolmasının nedenleri nelerdir?Hangi amaca hizmet edilmesi için bu müesseseler düzenlenmiştir? Disiplin suç ve cezalarının olmadığı bir kurumda kamu hizmeti gerektiği gibi yerine getirilebilir miydi?

1- ÖNEMİ
İnsanların toplu halde yaşamaları ve bu yaşayışlarını belirli kurallara bağlı olarak sürdürebilmeleri için en önemli unsur; disiplindir. Toplumun gelişmesi ve kamu düzeninin iyi işleyebilmesi için sağlam disipline ihtiyaç duyulmaktadır. İnsanın tek başına yaşaması imkansızdır. Bu durumda toplu halde yaşayan insanlar kendi aralarındaki münasebetleri belli kurallara göre sürdürmeleri gerekir. Disiplinin bozuk olduğu toplumlarda, kanuna aykırı davranışlar ve kamu hizmetlerinin aksadığı görülmektedir. Toplu halde yaşayan insanların başarılı ve verimli olabilmeleri için morallerinin iyi olması, kolektif disiplinin bir ifadesidir. Kişi veya grubun moralinin yüksek tutulabilmesi için iyi bir disiplinin kurulması zorunludur.  Çalışmalarından memnun olan memurlar ve kamu görevlileri, disiplinli bir şekilde kurallara kendileri istedikleri için uyarlar. Bu durumun aksine personelin disiplin ve moral gücü yüksek tutulmazsa isteksizlikler, işte gevşeme ve kargaşalıklar ortaya çıkar.

2- AMACI
Disiplin cezalarının amacı, memuru görevine bağlamak ve kamu hizmetlerinin en iyi düzeyde yürütülmesini sağlamaktır. Demek oluyor ki; disiplin cezaları kamu hizmetlerinin gereği gibi yapılması memurların hiyerarşik düzen içerisinde uyumlu hareket etmesi, memuriyet şeref ve haysiyetini koruması, memuru iyi yola sevk etmesi gayesiyle uygulanır. Disiplin cezalandırılmasında güdülen amacın; kamu hizmetlerinin daha iyi görülme-si düşüncesi kanunda da yerini almıştır. Gerçekten DMK 124/II “Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla . . .” ifadesi disiplin cezalarının amacını ortaya koy-maktadır. Bu durumda, (657) Sayılı Kanuna göre,  disiplin cezası verilmesinin üç gerekçesi vardır:
- Kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin memurlara emrettiği işleri yurt içinde ve dışında yerine getirmemek (DMK 6-7-8-11)
- Kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin uyulmasını zorunlu tuttuğu şeyleri yapmamak (DMK, 26-27-28-29-30-31)
- Mevzuatın yasakladığı işleri yapmak.
Yargı mercilerinin bu konudaki tutumlarını incelemek gerekirse; yerel mahkeme “Disiplin cezalarının esas amacı, toplumda arzulanan amaçların devamı ve istikrarlı olarak gerçekleşmesi, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi, kanun tüzük ve yönetmelik hükümlerine uygun hareket ve kurumların huzurunun sağlanmasına yönelik bulunmaktadır.” diyerek müessesin gayesini ortaya koymaktadır. Bir başka yargı kararında ise olgu şu şekilde açıklanmıştır :

“Disiplin cezası, kamu personelinin görevli bulunduğu kurumun çalışma düzenini bozucu davranışlarda bulunanlara ve gelecek için uyarıcı etkilerde bulunmak amaç ve nedenleriyle verilmekte olup, bununla yasaklanmış bir davranışın cezalandırılması suretiyle, aynı tür davranışların, yeniden yapılmasına engel olunmak hususuna yönelik bulunduğu kuşkusuzdur.
Böylelikle kamu görevlisine kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin yasakladığı veya uyulmasını istediği hususlardan hangisine aykırı davranışlarda bulunduğu cezalandırma yoluyla hatırlatılarak,  disiplin cezasından umulan amacın gerçekleştirilmesi tabiidir.
Diğer taraftan, disiplin hukukunda eylem karşılığında öngörülmüş bulunan disiplincezasının verilmesi esas olup, bu şekilde suç ve ceza arasındaki adil dengenin sağlanması da zorunlu bulunmaktadır. ”

3- FONKSİYONLARI
Disiplinin amacını yukarda ayrıntılı olarak açıkladığımız gibi “memurları teşvik, hatırlatma ve bilgi verme, kurallara uymayan bir azınlığın davranış standartlarına gereksiz bir tesirde bulunmasını önleme” olarak algılarsak disiplinin iki yönüne temas etmiş oluruz. Bir yönüyle disiplin “yapıcıdır” diğer yönüyle “bastırıcıdır”

Modern hukuk bakımından disipline öncelikle yapıcı ve onarıcı amaçla başvurulmalıdır. Örneğin bir aday öğretmenin işlediği suça idarenin bakış açısı önem taşımaktadır. Zira memur düzeltme geliştirme ve moral eğitimle bir süre sonra kendisinden beklenen duruma erişecektir. Zaten gerek DMK’nun “uyarma”, “kınama” şeklinde getirdiği düzenleme; gerekse özel kanunlardaki “ihtar”, “tevbih” ve kusurlu sayılma cezalarında mahiyet itibariyle disiplin cezalarında böylesine “yapıcı” bir nitelik arandığını göstermektedir. Bunun gibi memurun cezalarının sicilinden bir süre sonra silinmesi de disiplinin yapıcı yönünü göstermektedir.

Tabi disiplin cezalarının “bastırıcı” yönünün de olduğu açıktır. Örneğin aylıktan kesme cezasını alan memurun maaşından bir miktar kesilmektedir.
BODUR-OZULU konuya bakışlarını şu şekilde ortaya koymaktadırlar: “Zamanımız kuruluşlarında memurlar üzerinde korku yaratarak, baskıya dayanan kesin, sert cezalandırmalarla sağlanan disiplin terk edilmekte, onun yerine öğretici, eğitici yönü ağır basan ve cezalandırmadan çok düzelten adil ve demokratik usullü disipline yer verilmektedir.”
Anlatılanlar ışığında; disiplini bir ceza aracı olarak değil de, bir eğitim yolu olarak görmekte fayda vardır. DMK 125 md.’yi yorumlarken bu hususları göz önünde bulundurmak gerekeceği fikrindeyiz.

Kaynak: Haber Kaynağı
Etiketler: , , ,
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 - 2016 Kamu Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : | Haber Yazılımı: CM Bilişim