KAMUHABER

Doğru Haber

Pzt05212012

Son denetim11:56:55 PM

Sarkozy Ne Yapmaya Çalışıyor?

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

Ya, "öncüsüyüz" dedikleri insan hakları, demokrasi, farklılıklara saygı gibi cevherlere bağlılık gösterecekler veya...

 

Bugün'den Gültekin Avcı'nın, Fransa'nın 'Soykırımı inkar yasası' üzerinden değerlendirdiği Avrupa'da demokrasi anlayışı analizinde çarpıcı tespitler yer aldı. Avrupa'nın yol ayrımında olduğunu ifade eden Avcı, "Ya, "öncüsüyüz" dedikleri insan hakları, demokrasi, farklılıklara saygı gibi cevherlere bağlılık gösterecekler veya 1789 öncesi teokratik Ortaçağ Avrupası reflekslerini baş tacı edecekler." dedi.

İşte Avcı'nın yazısı:

Fransız Senatosu'ndan geçen "soykırımı inkâr" kanununun önemi, Batı'daki siyaset aklının demokrasi yerine "karşıtlık" üzerinde yükselmesidir.

Cumhurbaşkanlığı yarışında Elysee Sarayı'nı diken üstünde tutan siyasal dengeler belli.

Sosyalist adayın önde olduğunu gösteren anketler, seçmenlerin yaklaşık % 23,5'i ikinci sıradaki Sarkozy'ye, %21,5'i de aşırı sağın adayı Jean Marie Le Pen'e gülümsediğini gösteriyor.

Sarkozy ve Le Pen'in seçmen potansiyeli birbirine oldukça yakın.

Bunlardan ikinciliği yakalayan sağ aday, sosyalist aday François Hollande'ın karşısına çıkacak.

Bu kritik manzara, Fransa'daki farklı toplumları siyasetin cazibe odağı haline getiriyor.

Lakin bu rekabette unutulmaması gereken önemli bir nokta, "soykırımı inkâr" kanununun Ermeniler'in mevcut politik tercihini etkilemeyeceğidir.

Zaten Ermeniler'in siyaseten tercih ettiği partilerin tümü bu kanunu desteklemişti.

SARKOZY'NİN AMACI

Şu halde Sarkozy ne yapmaya çalışıyor?

Sarkozy, Le Pen'in temsil ettiği şoven kitleleri parselleyebilme derdinde.

Bunun için kullandığı enstrüman islamofobya.

Dini kimliği de içine alan derin bir faşizan sezgi bu.

AB KRİTERLERİ FRANSA İÇİN BUHARLAŞTI

Sarkozy Türkiye'nin AB üyeliğini neden istemiyor?

Fransız Liberation gazetesinin Brüksel muhabiri Jean Quatremer, Sarkozy'nin 'off the record' konuşmalarına dayanarak asıl sebebinin Türkiye'nin Müslümanlığı olduğunu söylemişti.

Oysa 28 Kasım 2008 tarihli "Irkçılığın ve Yabancı Düşmanlığının Bazı Biçimleri ve İfade Ediliş Tarzları ile Ceza Yasaları Yoluyla Mücadele İçin AB Çerçeve Kararı" var.

Bu kararın alınış amacı ırkçılığı ve yabancı düşmanlığını engellemek.

Fransız Senatosu'ndan geçen kanun ise bu çerçeve kararın can düşmanı.

Bizim için masada olan AB kriterleri, Fransa için neden buharlaşıyor?

BATI YOL AYRIMINDA

Fransa'da aydınlanma ruhunun bitip Dreyfus ruhunun tekrar canlandığına şahit oluyoruz.

Farklı kimlikler, Sarkozy Fransası'nın yeni Dreyfusları olma yolunda.

Bu dışlayıcı ve ayrımcı ruha dur diyecek bir Zola çıkacak mı, bilinmez.

Fransa'yı Fransa yapan özgür düşünce ufkundaki kandiller, Rousseau, Montesquieu, Voltaire gibi aydınlanma filozoflarıydı.

Haksızlığa başkaldıran Emile Zola'ydı.

Bugünse özgür düşünceyi prangaya vuran Sarkozy ve Valeria Boyer'den başka ne kaldı ellerinde?

Almanya'da Nazizm "neo" kelimesinin altına saklanamayacak kadar canlılık gösteriyor.

Hollanda'daki aşırı sağcı Willers Partisi %20'lere yaklaşan bir profil çiziyor.

Nazizm'e aşina olan Avusturya'da ırkçılığın ciddi boyutlara ulaştığını görüyoruz.

Fransa'daki ırkçı saldırılar Müslüman mezarlarının tahrip edilmesine kadar vardı.

Batı hastalıklı bir metamorfoz görüntüsünde.

Avrupa küreselleşmenin sunduğu nimetlerden faydalanmayı çok seviyor.

Fakat küreselleşmeyle birlikte seyreden çok kültürlülüğü, farklı kimliklerle eşit ortamda soluk almayı kabullenmekte zorlanıyor.

Yol ayrımındalar.

Ya, "öncüsüyüz" dedikleri insan hakları, demokrasi, farklılıklara saygı gibi cevherlere bağlılık gösterecekler veya 1789 öncesi teokratik Ortaçağ Avrupası reflekslerini baş tacı edecekler.

AVRUPA'NIN ŞUUR ALTI ORTAYA ÇIKACAK

Gözler Fransa'da kabul edilen kanunu Anayasa Konseyi'ne götürebilecek 60 vekil veya senatörde.

Gerçekten bu kadar önemli mi?

Anayasa Konseyi'ne götürecek çoğunluk sağlansa, hatta kanunun anayasaya aykırılığı tescil edilse bile ne değişir?

Önemli olan Fransız siyasetinin demokrasi ve insan hakları çizgisinden bu derece ayrılabileceğini göstermesiydi.

Kanun veya bu kanunun Anayasa Konseyi'nce iptali değil, yerleşen siyasal zihniyet önemliydi.

"Anlık bir tepki" hüviyeti taşımayan bu inisiyatif de gerçekleşti.

Şartlar oluşur da kanun Fransız Anayasa Konseyi'ne giderse, Konseyin kararı konuya bürokratik ve hukuki bakışın ne olduğunu gösterecek.

Bu açıdan önemli.

Ondan da önemli bir husus, "inkâr kanunu" AİHM'e giderse akıbetinin ne olacağıdır.

AİHM'in vereceği karar Avrupa'nın şuuraltını ortaya koyacak.

Bu da Batı ve AİHM için tam bir turnusol kâğıdı.