• BIST 105.026
  • Altın 162,799
  • Dolar 3,9202
  • Euro 4,6444
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 12 °C
  • Antalya 14 °C
  • Erzurum -6 °C
  • Bursa 13 °C

Bebeğin Şımarma Nedenleri

Halise Odabaş

BİR BEBEĞİ ŞIMARTABİLİR MİSİNİZ?

Bebek ev­deki ilk haftalarında beslenmeler arası sakin sakin uyuyacağı yerde devamlı huysuzluk ediyorsa bu soru kendiliğinden ortaya çıkar. Onu kucağınıza alıp dolaştırınca kendisi hiç olmazsa bir süre için ağlamaktan vazgeçer. Onu yatırınca tekrar ağla­maya başlar. İlk ayda hatta ilk 2 ayda bebeği şımartacağınız­dan pek endişelenmemelisiniz. Böyle küçük bir bebeğin çok acı çekmesi ihtimali fazladır. Onu kucağınıza aldığınız zaman sus­ması belki de hareket ve dikkat dağılması, yahut onu tutarken karnına yapılan sıcak basınç ağrılarını veya sinirini kısa süre için unutmasını sağlamaktadır. Eğer onun erkenden şımartıldığına daha sonra karar verirseniz bu zararı 4 ve 5 inci aylarda bir kaç gün içinde giderirsiniz.

 

BEBEK ÜÇ AYLIK OLUNCA BİRAZ ŞÜPHELENE BİLİRSİNİZ:

 

Bebek 3 aylık olunca karın ağrısı, sinir ağlaması ve huysuzluk gibi üzücü durumlar genellikle sona erer. (Pek az bebek 4 veya 5 aylık olana kadar şiddetli karın ağrısı çekebilir­ler.) Daha önce karnı ağrıyan bebeğin artık karnı şişip azapla uyanmadığını görürsünüz. Sinir ağlaması veya huysuzluk çe­ken bebeğin rahat devreleriyle zıtlık teşkil etmeyen belirli azaplı zamanları olmadığını fark edersiniz. 3 ay boyunca kuca­ğa alınıp dolaştırılan bebeklerin bazıları haliyle biraz şımartılmışlardır. O ahbaplığı ve dolaştırılmayı istemeleri normaldir. Artık eskisi kadar yumuşak kalpli olmamak akla daha uygun­dur. Birdenbire sertleşmeniz gerektiğini söylemiyorum. Fakat yatma zamanı gelince bebeğinize neşeli, fakat kesin bir tavırla uyuması gerektiğini ve sizin de gideceğinizi söylersiniz. O bir kaç dakika ağlasa bile bunu yaparsınız.

Bebek ilk yılın ortasına ve son kısmına geldiği zaman da annenin farkına varmadan bebeği başka tarzda şımartması me­selesi de vardır.

 

BEBEĞİ EĞLENDİRMEK İÇİN ÇOK İSTEKLİ OLAN ANNELER:

 

Bir anne (baba veya büyükanne) bebekten o kadar hoşlanır ki uyanık olduğu saatlerde devamlı olarak onunla oynar, kendisini kucakta dolaştırır, zıplatır, onunla dans eder ve türlü oyunlara kalkar veya bebeği güldürür. İşte o za­man da bebek hafifçe şımartılmış olur. Herkes bunu biraz ya­par. Bebek yavaş yavaş kendi kendisini eğlendirebilmeyi unu­tur. Bebek, terkedildiğini sanmaya başlar, yalnızlıktan sıkılır ve tek başına kalınca üzülerek dikkati çekmek için ağlar. Anne için bir eğlence olarak başlayan şey sonu gelmez bir göreve dö­nüşür.

 

HEMEN BOYUN EĞEN ANNE VE BABALAR: Eğer bir anne, bebek her hırçınlık edişinde onu kucağına alıp, dolaş­tırırsa bir iki ay sonra bebeğin uyanık olduğu her zaman böy­le dolaştırılmak için kollarını uzattığını ve titizlendiğini görür. Eğer kadın buna razı olmaya devam ederse bebek bir süre son­ra zavallı yorgun annesinin kendi emrinde olduğunu anlar ve istediklerinin yapılması konusunda gittikçe huysuzlaşır ve des­pot kesilir. Anne böyle mantıksız bir tutum karşısında dayanamayarak sinirlenir ve bebeğinden hoşlanmamaya başlar. Fakat bu hisler annenin kendisini suçlu hissetmesine sebep olur ve ayrıca, kadın, bu durumdan nasıl kurtulacağını da bilemez.

 

BAZI ŞIMARTMA NEDENLERİ. Bir anne veya ba­ba basit şımartmalara nasıl karışır? Bir kere genellikle bu ilk bebeklerde olur ve hepimiz de ilk bebeği şımartacak hale gelmişizdir. Bir çok insan için ilk bebek dünyanın en fevkalade oyuncağıdır. Bir erkek nasıl bir ay yeni bir arabayla, bir ka­dın yeni bir kürkle ilgilenebilirse yeni bir bebek de insanı ay­larca çok fazla meşgul eder. Fakat zevk almak bu durumda tek faktör değildir. Anne ve babalar kendileriyle ilgili bütün umut ve korkularını ilk bebeklerinde düşünürler. Bundan başka güçsüz bir varlığın emniyeti ve mutluluğundan tamamıyla so­rumlu olmak da alışılmamış bir histir ve insanda endişe yara­tır. Onun ağlaması bir şeyler yapmanız için çok kuvvetli bir emirdir. İkinci bebeğiniz olduğu zaman kendinizden daha eminsinizdir ve durumu daha açık görürsünüz. Bir çocuğa kendi iyi­liği için bazı şeyleri vermemek gerektiğini bilirsiniz. Haklı ha­reket ettiğinizi bildiğiniz için de taş kalpli olduğunuz için ken­dinizi suçlu hissetmezsiniz.

Fakat bazı anne ve babalar çocuklarını diğerlerinden da­ha kolaylıkla şımartırlar. Onlar bir bebek için çok uzun süre beklemiş ve bir daha çocukları olmayacağından şüphe eden kim­seler olabilirler. Kendilerini değersiz bulan çiftler bir çocuğun kölesi olmaya hazırdırlar ve onlar bebeğin kendilerinin hiç bir zaman ümit etmedikleri durumlara gelebileceğini beklerler. Bir bebeği evlat edinen çiftler de buna layık olduklarını ispat için insanüstü bir iş yapmaya kalkarlar. Bebeklerine kızdıkları için kendilerini suçlu hisseden ve bu yüzden bu sinir gerilmesine dayanamayan çiftler de çocukları şımartırlar.

 

Asıl sebep ne olursa olsun bu anne ve babalar bebeğin her istediğini yapmak için kendi rahatlarını ve haklarını feda et­meye çoktan hazırdırlar. Bir bebek neler istemesinin uygun ola­cağını bilse bu durum pek de kötüye gitmezdi. Fakat bebek kendisi için neyin iyi olduğunu bilmez. Anne ve babasından kendisine yol göstermelerini beklemektedir o. Bu bebeğe ra­hatlık verir. Onlar tereddüde düşünce bebek de rahatsız olur. Bebek her huysuzlandığında onu yatakta bırakmak çok kor­kunç bir şeymiş gibi onu telaşla kucağa alırlarsa bebek de kı­sa süre sonra yatakta bırakılmanın çok kötü bir şey olduğu­nu hissetmeye başlar. Onlar bebeğin emirlerine ne kadar boyun eğerlerse bebek de o kadar fazla emretmeye başlar. Bir insan hangi yaşta olursa olsun fazla boyun eğen birini ezmeye baş­lar.

Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 - 2017 Kamu Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :