İş’in araştırmasına göre, halen net 599 lira olan asgari ücret, “İnsanca geçim koşulları” için sadece 7 gün yeterken, asgari ücretli bir ayın kalan günlerini açlık ve yoksulluk sınırında geçiriyor. Türk-İş tarafından temmuz 2010 ayı için yapılan “Açlık ve Yoksulluk sınırı” hesaplamasında, asgari ücretli aldığı ücretle ancak bir hafta (yedi gün) “İnsanca geçim koşulları” uyarınca yaşayabiliyor, kalan günlerini açlık ve yoksulluk sınırında geçiriyor. Araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı, yani açlık sınırı 821 lira 66 kuruş. Gıda harcaması yanı sıra giyim, konut (Kira, elektrik, su, yakıt) ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu harcamalarla birlikte toplam harcama yani, yoksulluk sınırı ise 2 bin 676 lira 24 kuruş tutuyor. Geçtiğimiz yılın temmuz ayının yoksulluk sınırı 2 bin 404 lira, 73 kuruş olmuştu. “Yoksulluk sınırı” tutarı, haneye girmesi gereken gelir toplamını ifade ederken, ücret düzeyinin düşüklüğü nedeniyle çoğu çalışan, hanenin tek gelir getireni olduğu için, insan onuruna yaraşır geçim koşulları sağlanamayıp, açlık ve yoksulluk yaygınlık kazanıyor. AÇLIK SINIRI 821, ASGARİ ÜCRET 599 LİRA Temmuz 2010’dan itibaren geçerli olan net asgari ücret 599 lira 12 kuruş. Bu tutar, asgari ücretlinin sadece 7 gün “İnsanca geçim koşulları” için gerekli harcamayı karşılamasına yetiyor. Asgari ücret rakamıyla, sağlıklı ve dengeli beslenebilmek ise sadece 22 gün mümkün olabiliyor. Türk-İş’in, market ve semt pazarları dolaşılarak elde edilen fiyatlar baz alınarak yaptığı hesaplamaya göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda” için yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 0.45 oranında artış gösterdi. Yılın ilk yedi ayı itibariyle artış oranı ise yüzde 3.40 olarak gerçekleşti. Gıda enflasyonunda on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 11.30 oranında gerçekleşirken, yıllık ortalama artış oranı yüzde 8.90 olarak hesaplandı. DAR GELİRLİLER BESLENEMİYOR Rakamlar, dar gelirli ailelerin elde ettiği gelirin yeterli ve dengeli beslenme için gerekli harcamaları karşılayabilecek düzeyde olmadığını gösteriyor. Aileler düşük gelir düzeyleriyle, beslenme dışı, kira, ulaşım, yakıt, elektrik, su gibi harcamalarının bir kısmını beslenme harcamalarından kısarak karşılamak zorunda kalıyor. Sonuçta gelir düzeyi düşük ve yetersiz olan dar gelirli kişi ve aileler sağlıksız ve dengesiz beslenmeye mahkum bırakılıyor. |